Lohusa Rüyası

Bir yerde yatıyorum. Yalnızım ve biraz üşüyorum. Sanırım korkuyorum da… Kol ve bacaklarım sanki benim değillermiş gibi istemsizce hareket ediyorlar.  Etraf  alacakaranlık. Hareket eden bulanık görüntüler, gölgeler, ışıklar var çevremde ama ne olduklarını tam olarak göremiyorum. Kulağıma anlamsız mırıltılar halinde kendi sesimin yanında boğuk boğuk yabancı sesler de geliyor.

Sonra bir silüet bana doğru yaklaşıyor sesiyle beraber. Sürekli konuşuyor, gülüyor. Ne dediğini anlamıyorum ama o kadar tatli ki sesi, o yaklaştıkça korkum azalıyor. Birden sıcacık bir dokunuş hissediyorum bedenimde – artık üşümüyorum.

O da ne? Bacaklarımı yukarı kaldırıyorlar. Bir dakika – altımı temizliyorlar! “Neler oluyor, neredeyim ben?” diye bağırmak istiyorum ama ağzımdan sadece çok anlamsız inlemeler çıkabiliyor. Popom silindikten sonra bezlenip giydiriliyorum. Hasta mıyım? Kaza geçirip sakat mı kaldım? Felç mi oldum? Neden hareket edemiyorum? Neden beni bezliyorlar? Imdaaaat!!! Neden konuşamıyorum? Kalp atışlarım hızlanıyor, durmadan bağırıyorum. O kulak tırmalayıcı tiz ses benden mi çıkıyor?

O gölge birdenbire beni kavrayıp kaldırıyor. Bana sıkıca sarılıyor. Saçlarını yüzümde hissediyorum. Sıcaklığı, sesi, kokusu tüm bedenimi sarıyor. Artık korkmuyorum, sorular sormuyorum, hiç üşümüyorum. Artık evdeyim…

Çok ama çok sıcak bir temmuz gecesi, sabaha karşı kan ter içinde ve ağlayarak uyanıyorum. Kendime geldiğimde yatağımın yanındaki küçük beşikte mışıl mışıl uyuyan, henüz bir aylık bile olmayan minik kızıma bakıyorum, bakıyorum, bakıyorum. Galiba ilk kez o an bebeğim için ne anlama geldiğimi anlayabiliyorum. Ilk kez o an anne olduğumun farkına varıyorum. Sabaha kadar ağlayarak onu izliyorum.

Galiba onu ne kadar çok sevdiğimi o gece anlıyorum ben.

Günlerdir yorgun, uykusuz ve otomatiğe bağlanmış halde uyguladığım “Emzir, gazını çıkar, altını değiştir, uyut – emzir, gazını çıkar, altını değiştir, uyut…” döngüsünden çıkmam gerekiyormuş bunları farkedebilmem için.

Zamandaki bir boşluğa sıkışmış, birkaç saniyelik küçük bir rüyanın oyunu…

Bu yazıyı sevdiyseniz bunu da seversiniz:

Senin Masumiyetinin Önünde Eğilmeli Bütün Dünya Çorabının tekini minik avucunun içine sıkıştırmış burnuna dayamışsın. Çorabını koklaya koklaya uyuyorsun. Ayacığının biri çıplak kalmış. Eğilip küçük pembe topuğuna bir öpücük konduruyorum. Irkiliyorsun biraz, minik ayak parmakların titriyor. Kimbilir neredesin ve ne yapıyorsun şimdi? Kitaptaki yavru tavşanla ….

About perilievren

sadece bir evren...
Bu yazı Anneyim içinde yayınlandı ve , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Lohusa Rüyası için 7 cevap

  1. lolofatto dedi ki:

    wow! enteresan ruya.

  2. FatmaKuzey dedi ki:

    bu kadar guzel yaziya dokulur yahuu, yine super evrencim

  3. Müge dedi ki:

    Korktum okurken yine de🙂 rüyanın içindeymişim gibi hissettim o kadar güzel yansıtmışsın duyguları. Tebrik ederim

  4. CokBilmis dedi ki:

    Ürktüm yahu okurken. Korku filmi de izleyemem ben zaten🙂 Lohusalığın bittiği andır sanırım o an. Lohusanın yerine bir kaplan anne öıkar kadının içinden. Çıktı di mi?🙂

  5. yeni1anlam dedi ki:

    Bu rüya hayırdır! Ve ne kadar doğru bir zamanda. Bebeğin gözünden gördüm dünyayı.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s