Küçük Şeyler I

Markette geçirilen yarım saat = en az dört adet naylon torba.

Ailecek dışarıda geçirilen güzel bir Pazar günü = beş adet yarım litrelik pet su şişesi.

Alışveriş merkezinde yapılan sezon alışverişi = altı adet naylon ya da kağıt torba.

Bu liste böyle uzayıp gider…Tükettiğimiz gıda ve temizlik malzemelerinin paket ve ambalajlarından bahsetmeye gerek bile duymuyorum.

Satın aldığımız ürünlerle birlikte evlerimize giren ve çöp olarak geri çıkan ambalaj malzemelerinin haddi hesabı yok. Bunların çoğu günümüzde geri dönüşümlü ya da doğada kısa sürede çözünüp yok olabilecek şekilde üretiliyor. Peki bu içimizi rahatlatmalı mı? Hayır.

Kağıt, plastik, tekstil gibi malzemelerin üretimi gibi, geri dönüşümü de ciddi miktarda enerji ve kaynak sarfiyatına sebep oluyor. Yani aslında geri dönüşüm dediğimiz kavram o kadar da telafi etmiyor doğaya verilen zararı. Doğada çözünüp yok olabilen ambalaj malzemeleri ise zaten bir kere fabrikada üretilmiş, bu üretim sırasında belli miktarda enerjiyi tüketmiş ve bir miktar atığı da doğaya bırakmış oluyorlar. Kısa sürede çözünüp yok olacak olmaları bu suçlarını hafifletmiyor.

Geçenlerde Çevre Haberleri adlı internet sitesinde ilginç birşey okudum. Hani kağıt ya da kumaş ambalajların naylonlara göre doğaya daha az zarar verdiği söylenir ya, aslında olayın aslı bakın nasılmış;

Örneğin eğer bir naylon torba bir defa kullanılıyorsa, kağıttan yapılma torbanın (üretim ve nakliyat sırasında yaratılan daha fazla karbon miktarını karşılayabilmek için) üç defa kullanılması gerekiyor. Aynı kıstasa göre, naylondan yapılma, daha dayanıklı bir torbanın dört defa, pamuklu bez torbanın ise 131 defa kullanılmasi gerekiyor. Eğer naylon torba yeniden kullanılırsa, her kullanımdaki karbon ayak izi daha da azalıyor. Diğer torba ve çanta çeşitleriyle bu derecede azalan karbon ayak izi sağlanabilmesi için de, artan defalar kullanılmaları gerekiyor.

Düşündürücü değil mi? Demek ki naylon torba yerine kese kağıdı kullanımı aslında sandığımız gibi çevreci bir davranış değil, çünkü kese kağıdını, dayanıklı olmadığı için, sadece bir kez kulandıktan sonra ya çöpe atıyoruz ya da geri dönüşüm kutusuna. Oysa bir naylon torbayı tekrar tekrar kullanma şansımız daha fazla. Buna karşılık naylon ve türevi malzemelerin petrol ürünü olmasından kaynaklanan çevresel ve etik zararları saymakla bitmez.

Ben kendi adıma evime giren ve eninde sonunda çöp olarak dışarı çıkması  kaçınılmaz olan ambalaj malzemelerini denetim altına almaya çalışıyorum. Şehir yaşamında bunların kullanımını tamamen engellemenin bir yolunu henüz bulamadım ama basit önlemlerle evlerimize giren torba sayısını ciddi şekilde azaltabileceğimizi düşünüyorum.

Market alışverişine çıkarken yanımıza evde bulunan birkaç naylon torba, bez çanta vb alıp satın aldıklarımızı bunların içine koyabiliriz. Benim çocukluğumda tekerlekli pazar arabaları vardı, sonra ortadan kayboldular. Geçen gün bir süpermarkette bu arabaların yeniden satılmaya başladığını görmek beni çok sevindirdi. Hem de gördüklerimin renk ve desenleri eskilerine oranla çok daha şıktı.

Giysi alışverişi yaparken de farklı mağazalardan aldığımız her ürünü ayrı poşete koymaktansa kasa görevlisine “poşete gerek yok” diyerek hepsini tek poşette toplamak çok kolay. Bunu geçenlerde yaptığım bir alışveriş sırasında denedim ve tek poşetle beş ürünlük alışverişi tamamladım. Eğer evden çıkarken yanıma bir bez çanta almayı akıl edebilseydim o tek poşete de ihtiyacım olmayacaktı.

Eve giren ambalajları tekrar tekrar farklı amaçlar için kullanmak da mümkün. Örneğin naylon torbalar evde önce birkaç kez yiyecekleri saklamak için, sonra da çöp torbası olarak kullanılabilir.

Eğer bol vakti olan yaratıcı biri iseniz annem gibi noylon poşetlerden paspas ya da kilim gibi şeyler de örebilirsiniz. Annemin yaptığı kilimi uzunca bir süre plajda ve piknikte kullanmıştık. Bunun fotoğrafı elimde yok ama bir benzeri ve daha fazlası burada.

Bir de pet şişe sorunu var ki o da çok fena…Eşim ve ben özellikle yaz aylarında çok fazla su tüketiyoruz. Birkaç saatlik bir araba yolculuğu sonrasında arabamız pet şişe çöplüğüne dönebiliyor. Son zamanlarda bu şişeleri yıkayıp içlerine içme suyu doldurarak tekrar tekrar kullanmaya çalışıyorum. Bu şekilde doğaya bıraktığım plastik çöp miktarını bir nebze azaltmış olmakla beraber bu şişelerin eninde sonunda çöpe gitmelerine engel olamıyorum. Yine de herkes aynı şekilde davransa doğaya verdiğimiz zarar ciddi şekilde azalır diye düşünüyorum.

Pet şişe kullanımını, yanımızda bir matara ya da küçük bir termos taşıyarak sıfıra indirmek de mümkün aslında. Marketlerde ısı yalıtımlı termos ve mataralar görüyorum zaman zaman. Ben şahsen bunlardan satın almayı pek düşünmüyorum çünkü hava ne kadar sıcak olursa olsun içtiğim suyun soğuk ya da ılık olmasını pek önemsemiyorum. Benim gözüm küçük kızımın pipetli bardağında:) Kendisi artık büyüdüğüne ve normal bardaktan su içebildiğine göre pipetli bardağına el koyabilirim. Olmadı kendime de bir tane pipetli bebek bardağı alıveririm.

Becerikli ve vakti bol arkadaşlar için pet şişe ile yapılabilecek kolyeden lambadere, oyuncak bebekten çiçeğe pek çok harika ve heyecan verici tasarımın olduğu bir site keşfettim. Hepsi de çok hoşuma gitti ama aralarında bir tanesi beni hayretler içinde bıraktı. Pet şişeden ev yapmışlar. Evet, ev!

Sadece içme suyu değil, artık neredeyse her türlü gıda maddesi marketlerde ambalajlı olarak satılıyor. Ambalajsız satılan alternatifler de bulunabilir ama özellikle büyük şehirlerde ister istemez bunların güvenilirliğini sorguluyoruz ve ambalajlı olanları tercih ediyoruz. Küçük yerlerde yaşayanların işi bu konuda daha kolay. En azından süt, peynir, tahıl ve bakliyat gibi besinleri ambalajsız olarak birinci elden temin etme şansları olabilir. Büyük şehirlerde yaşayanlar ise mümkünse depozitolu, camdan yapılmış  ya da evde başka amaçla kullanılabilecek türde ambalajı olan ürünleri tercih edebilirler. Ben eve giren bütün cam kavanozları baharatlik, kalemlik, bitki çayı kavanozu, vb olarak kullanıyorum. Işime yaramayanları da evinde domates salçası, reçel, konserve gibi üretimlerde bulunan tanıdıklarıma veriyorum. Naylon ve benzeri maddelerden üretilen ambalajlardaki ürünlerin de mümkün olduğunca büyük boylarını almaya çalışıyorum. Iki küçük plastik şişenin üretimi için harcanan enerji ve malzeme miktarı bir büyük plastik şişenin üretimi için harcanandan daha fazla çünkü. Aynı şey bunların üretimi sırasında doğaya bırakılan atıklar için de geçerli.

Modern hayatın içerisinde hem üretici hem tüketici olarak yer alıyoruz. Her birimizin yaşadığımız dünyaya karşı bir sorumluluğumuz var. Üretim ya da tüketim olsun her türlü eylemimizi gerçekleştirirken yaptığımız şeyin “neyin parçası” olduğunu, “neye hizmet ettiğini” sorgulamamız gerektiğinı düşünüyorum. Bir önceki yazımda insanın bu dünyaya bir faydası olamayacağına inandığımı yazmıştım ama eksik yazmışım – şimdi düzeltiyorum; Insan, dünyaya bir faydası olamayacağı gibi, ayak bastığı her toprak parçasını, parmağını soktuğu her su birikintisini tıpkı züccaciye dükkanına girmiş bir fil gibi yıkma ve yok etme potansiyeline sahip bir varlıktır. Dünyaya faydalı olamayız ama ona zarar vermemek için çaba harcayabiliriz. Bunun için hepimizin çevreci aktivistler olmamız gerekmiyor. Bize dayatılanı kabullenip razı olmaktansa tüketim alışkanlıklarımızda yapacağımız birkaç küçük değişiklikle üreticileri daha sağlıklı ve çevre dostu ürünler üretmeye zorlayabiliriz. Bu şekilde günlük hayatımıza giren kullanım nesnelerinin üretim süreçlerinde de söz hakkımız olur. Ancak biz talep edersek daha iyi ve sağlıklı bir yaşama kavuşabiliriz.

About perilievren

sadece bir evren...
Bu yazı Düşünüyorum içinde yayınlandı ve , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Küçük Şeyler I için 3 cevap

  1. sukriyekorkmaz dedi ki:

    Çok bilgilendirici bir yazı, herşeyin kolayı işimize geliyor maalesef😦

  2. Geri bildirim: Küçük Şeyler II – Yoğurt Kaplarını Ne Yapıyorsun? | güneşli bir gün

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s