Annelere Aktivite II

Yazmayalı uzun zaman olmuş. Taşınma telaşı, tatil falan derken iyice boşladım bloğu. Hatta yazma eylemine o kadar yabancılaştım ki yazacak bir şey bulamamaya, dahası yazmanın çok saçma ve gereksiz bir eylem olduğunu düşünmeye bile başladım. Zaten yeni evimize henüz internet bağlanmadığından yazsaydım da yayımlayamazdım, o ayrı. Bu arada internetten bu kadar uzun süre ayrı kalabileceğimi de asla tahmin edemezdim. Öyle çok da on-line bir insan olmamama rağmen (bir ayfonum bile yok) düzenli olarak facebook ve e-mail hesaplarıma bakmadan, ara sıra internete girip birileriyle muhabbet etmeden yaşayamam sanırdım. Yaşayabiliyormuşum… Hatta bir süre sonra bu tip şeyler ihtiyaç olmaktan çıkıyormuş ve bunlar yerine uyumak, kitap okumak, görüşmek istediğim insanlarla buluşmak ya da telefonda gevezelik etmek, Peri ile oynamak ve  – en önemlisi – yemek yapmak:) daha eğlenceli olabiliyormuş.

Neyse, lafı uzatmayayım. Sonunda yazacak birşeyler buldum ve bilgisayarın başına oturabildim. Hala internet yok ama akşam eşimin telefonuyla bağlanabilirsem yazdıklarımı yayımlarım belki…

Uzun zamandır Peri ile oynadığımız bir oyunu anlatacağım. Çocuğu ile oynarken kendini kaybeden, zamanın nasıl geçtiğini anlamayan annelerden olamadım bir türlü. Sıkılıyorum kardeşim, ne yapayım? Çocuk eğlendirmek bence dünyanın en sıkıcı işi. İşte bu yüzden Peri’yi olduğu kadar beni de eğlendiren aktiviteler peşindeyim.

İşte, resimli kartlarla hikaye uydurmaca oyunu bunlardan birisidir. Özellikle babanın eve geç geleceği ve çocuğun da bir türlü uyumak bilmediği o sıkıcı akşamlar için ideal bir aktivitedir. Peri 18 aylık olduğundan beri zaman zaman bu oyunu oynarız ama iki yaşını geçtikten sonra kesinlikle daha zevkli olmaya başladı. Artık oyuna kendisi de katıldığından daha çok eğleniyor ve tatlılıkları ile beni de eğlendiriyor.

Olay şu: Çok sayıda resimli eşleştirme kartı bir kutunun içine konarak çocuğun eline verilir. “Haydi bir kart seç bakalım,” denir ve çocuğun seçtiği kart ile hikaye başlar.

“Heeey, bak burada dolaşan (tık tık tık yürüme efekti) minik bir kedicik var. Galiba biraz canı sıkılmış. Merhaba kedicik, söyle bakalım neden canın sıkılıyor?”

Sonra çocuğa bir kart daha çekmesi söylenir. “Miyav, etrafta dolaştım dolaştım, oynayacak bir arkadaş bulamadım kendime, miyav. Şu ilerideki eve gidip bakayım, belki orada beni sevecek birilerini bulurum (yine tık tık tık yürüme efekti).”

Üçüncü kart çekilir: “Aaah, bu evin bahçesinde ne kadar güzel oyuncaklar varmış, miyav. Etrafta kimsecikler görünmüyor ama belli ki bu evde küçük bir çocuk yaşıyor. Biraz da arka bahçeyi kolaçan edeyim, miyav. Bakalım orada birileri var mı?”

Kedicik evin etrafında dolaşırken küçük bir kıza rastlar. Kız neşeyle kediciğe el sallar: “Merhaba minik tatlı kedi! Sana rastlamam çok iyi oldu. Beraber oyun oynayalım mı?”

Böylece küçük kız ve kedicik bahçede oyuncaklarla oynamaya başlarlar.

Tor tor tor tor… bu ses de ne?  Aaaa, ne çabuk akşam olmuş. Bak, kızın babası traktörüyle tarladan dönmüş. Merhaba kızın babası, nasılsın?

“Çok iyiyim ama aynı zamanda çok da acıktım. Hadi beraber biraz yemek yiyelim. Kedicik, sen de bizimle eve gelip birşeyler yemek ister misin?” Sonra kedicik, kız ve kızın babası eve girerler. Aaaa o da nesi? Kızın annesi çok lezzetli yemekler hazırlamış. “miyav, ben de çok acıktım, miyav.” Böylece hep beraber bu yemekleri nam nam nam diye yedikten sonraaa…

Bizim evde 60 adet kart var. Bazen kendimi o kadar kaptırıyorum ki kızım kartlar bitmeden sıkılıp gitmek istediğinde bozuluyorum. “Ama ama dur! Nereye gidiyorsun? Daha bitmedi ki…” derken buluyorum kendimi. Çekilen kartlara göre hikaye her seferinde değiştiği için aynı kitabı tekrar tekrar okumaktan kesinlikle daha eğlenceli bence:).

Bu yazıyı sevdiyseniz bunu da seversiniz

Annelere Aktivite I: Peri ile ikimiz dün akşam kumsalda dolaşırken deniz kabukları ve küçük taşlar topladık. Eve gelince onları suluboya ile boyadık. Taşları ve mor kabuğu ben boyadım, diğer kabukları Peri boyadı. Peri’nin boyadığı daha çok kabuk vardı ama akşam akşam ancak bunları bir araya getirebildim…

About perilievren

sadece bir evren...
Bu yazı Anneyim içinde yayınlandı ve , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Annelere Aktivite II için 7 cevap

  1. Çok güzel ve yaratıcı bir fikir =)

  2. deniz dedi ki:

    Bir nevi yaratıcı yazarlık atölyesi yapmışsınız Peri’yle🙂 Biraz daha büyüsün bak ne hikayeler anlatacak sana.

  3. çok hoşuma gitti, aklımın bir köşesine not ettim. takriben 1 yıl sonra işime yarayacak:) bakalım ben oynarken sizin gibi sıkılacak mıyım, çok merak ediyorum.

  4. perilievren dedi ki:

    Umarım sıkılmazsınız:) Bu yaratılış meselesi sanırım. Sabır da çok önemli tabi…

  5. gülnur dedi ki:

    bende sabırlı olmaya çalışan ama sabırsız bir anneyim malesef

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s