Kızgın

Kaç yaşındaydım hatırlamıyorum ama çok küçüktüm. O hemen her gece gelirdi. Özellikle sevdiğim oyuncaklarımı, annemi ya da sevdiğim başka birini gördüğüm rüyalara…

Mesela tavşanım Ponpon’la neşe içinde oynayıp gülüştüğümüz güneşli ve sıcak bir rüya önce hızla soğur, renkleri kararırdı. Sonra Ponpon’un yüzü yavaş yavaş değişip O’na dönüşürdü. Tam beni ısıracakken korkuyla uyanırdım.

Mesela annemle birbirimizi sevgiyle öpüp okşadığımız bir rüyada annemim saçlarımı okşayan yumuşacık eli birdenbire ağırlaşıp sertleşirdi. Başımı kaldırdığımda annemin yüzü yerine O’nunkiyle karşılaşırdım. Tam beni ısıracakken korkuyla uyanırdım.

Vücudu insan vücudu, kafası keçi ya da at kafası gibiydi. Derisi insan derisine benziyordu. Çok sivri dişleri vardı. Elleri sert ve tırnakları uzun uzundu. Onun adı Kızgın’dı. O hep çok kızgındı çünkü…

Yıllardır onu hiç düşünmemiştim, aklımdan çıkmıştı. Az önce internette pankek tarifi araştırırken karşıma çıkan Pan resminden bana nanik yaptı. Artık vedalaşmamız gerekiyormuş. O gün bugünmüş.

pan1

About perilievren

sadece bir evren...
Bu yazı Değişiyorum içinde yayınlandı ve olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Kızgın için 7 cevap

  1. yeni1anlam dedi ki:

    Ne güçlü bir gölgeymiş. Ne zaman gölgelerimizin bizim için saklı tuttukları cevherleri görür, içselleştirsek onlar da görevlerini yaptıkları için içimizde sevimli ve zararsız bir yere çekilirler. Kızgınlık doğru zamanda, doğru bir şekilde kullanıldığında güzel bir güçtür. Bize önemli sınırların ihlal edildiğini, yanlış birşeyler olduğunu ve bunla ilgili bir şeyler yapmamız gerektiğini gösterir. Ne yapacağımız işte önemli olan. Yapıcı mı olacak yoksa yıkıcı mı olacak? Bence bazen yapmak için yıkmak da gerekebilir o ayrı…
    Senin Kızgın pek de bir yakışıklıymış ama:)

    • sumandef dedi ki:

      Ne yerinde bir yorum! Teşekkürler.

    • perilievren dedi ki:

      Acaba yanlış olan şey neydi? Senin yorumunu okudukça bunu soruyorum kendi kendime. Belki çocukluk yıllarında kendiliğinden çözülmüş ya da unutulmuş birşey… Ama insan merak ediyor… Acaba hala benimle mi diye…

      • yeni1anlam dedi ki:

        Şimdi ve buradaya çok inanıyorum. Geçmişte değil şimdi burada insanın nasıl olduğuna. Onun hazinesi zaten senin içinde. Benim de bir Kurt Kadın var içimde:))) Yani içimde kurt ruhu taşıyorum. Yıllar önce karşılaştım -şimdi diyorum ki çok şükür- bir workshopta. Bana ne anlatmaya çalıştığını keşfetmem çok çok zaman aldı. Şimdi kurtlarla ilgili bir araştırma yapıyorum da, hakikaten benziyormuşum onlara. Ben de birgün onunla ilgili yazarım. Böyle kısa çok iyi anlatamamış olabilirim. Yani konu çok havada kalabilir. Derin bir konu çünkü. Ama Jung çok güzel açıklıyor bu konuyu, yani arketipleri ve gölgeyi. Senin çok beğeneceğinden emim.

  2. sumandef dedi ki:

    Benim de cücem vardı aynı tarif ettiğin özelliklerde.
    Pan’ı bana Tom Robbins’in Parfümün Dansı kitabı sevdirmiştir. Okuyarak ona bir şans verebilirsin belki…
    Sevgiler,
    Defne

    • perilievren dedi ki:

      Ama şimdi korktum ben. Nasıl ki iki kişinin bildiği sır değilse, iki kişinin gördüğü de hayal değildir:)))
      Parfümün Dansı annemin kütüphanesinde var. Bunca zamandır annemin evine her gittiğimde kütüphaneden bir kitap alıp okurum. Bir sonraki hedefim belirlendi. Teşekkür ederim…

      • İzmir’den önce Çorlu planım var. Sen o zamana kadar gitmemiş olursan getiririm kitabı. Benim de resmi görünce aklıma ilk Parfümün Dansı gelmişti. Pan’ı biraz tanıyınca, ona şefkatle bakacağından eminim:)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s