Küçük Şeyler II – Yoğurt Kaplarını Ne Yapıyorsun?

Ben eskiden onları çöpe atardım ama artık atmıyorum. Büyük, küçük, kalın, ince hepsini yıkayıp tekrar tekrar kullanıyorum. Nasıl mı?

* Kurabiye, börek, kek gibi yiyecekleri yoğurt kutularına koyup kapağını kapatıyorum. Böylece uzun süre bayatlamadan durabiliyorlar.

* Peri için yaptığım köfteleri, minik gözlemeleri, parçalara ayırdığım somon balıklarını mendil büyüklüğünde kestiğim şeffaf poşetlere sardıktan sonra, boş yoğurt kaplarına koyarak derin dondurucuda saklıyorum.

* Bazen iki-üç yemeklik kuru fasülye ya da nohut haşlıyorum ve bunları daha sonra çözdürüp yemek yapmak üzere yoğurt kaplarına koyup donduruyorum. Hatta zaman zaman pişirdiğim yemeğin bir kısmını bir yoğurt kabına koyup dondurucuya atıyorum. Böylece acil durumlarda – mesela evde yemek yoksa – ısıtıp afiyetle yiyoruz.

* Zeytinyağlı yemekleri pişirip soğuttuktan sonra bir yoğurt kutusuna aktarıyorum. Böylece buzdolabında fazla yer kaplamıyorlar.

* Bir arkadaşıma giderken yanıma çayla beraber yemek için birşeyler alacaksam bu kutuları kullanıyorum.

* Dikdörtgen şeklindeki yoğurt kaplarını çekmeceleri organize etmek için kullanıyorum. Özellikle çığrından çıkmaya çok müsait olan alet ya da makyaj malzemesi çekmecelerinde çok işe yarıyorlar.

* Birkaç tane dikdörtgen tava yoğurdu kutusunu kızıma tahsis ettim. Boya kalemleri, minik hayvancıklar ve bahçeden topladığımız kozalak, meşe palamudu, deniz kabuğu gibi nesneleri bu kutularda saklıyoruz. Bir tanesi de benim çalışma masamda kırtasiye malzemelerini depoluyor.

* Bazılarını balkonda maydonoz, roka falan yetiştirmek için saksı olarak kullanabilirim, neden olmasın?

* Pazara giderken bu kutulardan birkaç tane yanıma alabilirim. Kuruyemiş ve bakliyat alışverişlerinde, satıcıdan, aldıklarımı poşet yerine bu kutulara koymasını rica edebilirim. Böylece fazladan poşet harcanmamış olur.

* Bu kutuları bir iki kez kullanıp atmıyorum, sayısız defa kullanıyorum. Eskiyen, yırtılan olursa bir süre de tezgah üstü çöp kutusu olarak görev yaptıktan sonra apartmanın önündeki geri dönüşüm kutusunu boyluyor.

Bazen evde çok fazla yoğurt kutusu birikiyor ama bu beni hiç rahatsız etmiyor çünkü bu kutuları iç içe geçirerek saklayabiliyorum. Fazla yer kaplamıyorlar. Bunlara kılıf örmek, üzerlerine incik boncuk, çiçek vb yapıştırmak suretiyle daha dekoratif hale getirme faaliyetleriyle hiç işim olmaz. “Ama yapana saygım sonsuzdur” demek isterdim ama bundan pek emin değilim. Belki de bu tip şeyleri yapanları, bunları yapacak kadar bol vakitleri olduğu için kıskanıyorumdur. O kadar boş zamanım olsa kutu süslemezdim ama benim yapacağım şeyler de belki başka birisine saçma gelebilirdi:).

Evlendiğim sene annem kase büyüklüğünde plastik kutular almıştı bana. Onlar dışında evimizde para verilip alınmış bir saklama kabı dahi yok şu anda. Yoğurt kaplarını atmayıp kullanabildiğim kadar kullanarak doğanın korunmasına bir katkım olduğunu düşündükçe kendi çapımda seviniyorum. Keşke, fabrikada belli bir emek, su ve enerji harcanarak üretilmiş, üretilirken de kim bilir ne çeşit atıkların doğaya bırakılmasına sebep olmuş bu kutuları ve diğer ambalaj atıklarını çöpe göndermeden önce herkes durup biraz düşünse… Bireysel çabalar birleşse, büyük sonuçlar doğursa…

dünya için birşey yap - orhan kuralBitirirken bir kitap tavsiyesi: Orhan Kural’ın Dünya İçin Birşey Yap adlı kitabı, her evde bulunması gerektiğini düşündüğüm 64 sayfalık incecik bir kitap. Bu kitapta herkesin kolaylıkla uygulayabileceği, hem tasarruf edip hem de ekolojik sisteme katkı sağlayabileceği yöntemler var.

Bir de modern ve steril yaşamımızda “bizden uzaklaşsın da nereye giderse gitsin” diyerek çöpe attığımız plastik ambalaj atıklarının nereye gittiğini merak ediyorsan daha önce bir arkadaşımın blogunda paylaştığı şu videoya bir göz atmalısın. Ara sıra, sırf yeniden yeniden yeniden hatırlamak için izliyorum bu videoyu ben…

Bu yazıyı sevdiyseniz bunu da seversiniz:

Küçük Şeyler I Markette geçirilen yarım saat = en az dört adet naylon torba. Ailecek dışarıda geçirilen güzel bir Pazar günü = beş adet yarım litrelik pet su şişesi. Alışveriş merkezinde yapılan sezon alışverişi = altı adet naylon ya da kağıt torba. Bu liste böyle uzayıp gider…Tükettiğimiz gıda ve temizlik…

About perilievren

sadece bir evren...
Bu yazı Düşünüyorum içinde yayınlandı ve olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Küçük Şeyler II – Yoğurt Kaplarını Ne Yapıyorsun? için 5 cevap

  1. yeni1anlam dedi ki:

    Çok beğendim bu fikirleri. Değerlendirilmiş yoğurt kutuları bana çocukluğumu da hatırlatıyor. Annemin arkadaş toplantılarından muhteşem yemeklerle dönmesi. Sonra “out” oldular. Pek stilli bulunmaz oldular çok stilli ortamlarda. Bir seferinde bulunduğum ekoloji okulu Schumacher College’da mutfakta çalışırken bana ilginç gelen birşey öğrenmiştim ayaküstü. Yönlendiren mutfak şefi ben peynirleri plastik kaba direkt koyarken uyardı araya yağlı kağıt koy diye. Zira plastik yağda çözünüyormuş, yemeğe geçiyormuş. Yani çok yağlı şeyleri direkt plastiğe değdirmemekte araya yağlı kağıt gibi birşey koymakta fayda var. Diğer şeyleri direkt koyuyorduk kaplara. Bu açıdan bakılınca mesela plastik şişelerde satılan yağlar oldukça zararlı.

    • perilievren dedi ki:

      Marketlerde peynirlerin çoğu streç filme sarılıp plastik kutulara konmuş halde satılıyor. Ne kadar ironik:))) Pazardan ya da şarküteriden açık peynir alıcam desen adam direkt torbaya koyup veriyor. Bundan sonra dikkat edeceğim. En azından eve getirince yağlı kağıda sarayım bari:))) Zararın neresinden dönsek kardır… Gerçi genelde cam kaplara koyuyorum ben peyniri çünkü plastikte daha çabuk bozulduğunu tespit ettim. Belki de plastik peynirin yapısını bozuyordur. Eğer suyuyla beraber aldıysan geniş bir kavanoza da koyabilirsin.
      Bir de plastik kutuların hepsinin altında bir numara oluyor. Bu numaralar plastiğin kalitesini belirliyormuş. Gıda maddelerinin konduğu kutularla temizlik maddelerinin konduğu kutuların kalitesi farklı. Gerçi ne kadar güvenilir bilemem tabi. Bugün çok sağlıklı olan birşeyin yarın kanserojen ilan edildiği (ya da tam tersi) bir dünyada yaşıyoruz. Bir ara bunlara çok dikkat etmeye çalıştım ama anladım ki bunları düşünüp stres yaparak kanser olma ihtimalim daha fazla:))) Ne kadar dikkat etsen de dışarı çıkar çıkmaz suratına bir minibüsün egsozu patlayıveriyor. Buna da engel olamıyorsun. Ben de dikkatimi optimumda tutmaya karar verdim:)))

      • yeni1anlam dedi ki:

        Kesinlikle çok haklısın! Bu konuda tabir-i caizse “psikopata bağlamamak” lazım:)) O zaman insanın kanser olmayacağı varsa da olur bence de. Zamanla bilinç arttıkça yapılan şeçimler sonucu herşeyin değişeceğini düşünüyorum. Kanserin en büyük hazırlayıcı koşullarından biri stres zaten.

  2. deniz dedi ki:

    Ölmemek ya da hasta olmamak odaklı yaşamak çok fena cidden. Geçenlerde bir arkadaşla şarap içerken, bir yerde ikinci kadeh şarabın yaratabileceği sağlık risklerini okumuş olduğu için ikinci yudumun bile boğazına takıldığını fark ettim. Ne yapıyorsa içine neşe, sevgi katarak yapmalı insan. Fazla ciddiyet ve sorgulama da bozabilir sağlığı, hem fiziksel hem de ruhsal anlamda:)
    Ben bugüne dek yalnızca bir tava yoğurdu kabını, soğuk havalarda bizim sokağın kedilerine artık yemekleri götürmek üzere sakladım. Yıkayıp balkona koyuyorum her seferinde. Annem Peri’nin mama kavanozlarını getirdi. Onlara da baharatlar koydum. Minik minik çok şeker oldu.
    Bu yazın çok ilham verici… Diğer insanların bir şeyler yapmasını dilemeye gerek bile yok. Doğru bulduğun şeye odaklanıp sevgiyle yaptığında zaten ilham veren o ışığı saçıyorsun. Yazdıklarınla, bazen de sadece duruşunla:)

    • perilievren dedi ki:

      O minik mama kavnozlarından bende yüz tane falan vardır:))) Bir dolabımın bir rafı sadece onlara ait. Boş duruyorlar, lazım oldukça kullanıyorum ya da isteyene veriyorum. Bize geldiğinde istediğin kadar alabilirsin:P

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s