Öncesiz ve Sonrasız Olmak

yaprak1

Bu yazı biraz farklı olacak benim için. İlk defa ne yazacağımı bilmeden oturuyorum masaya. Ne yazacağımı bilmiyorum ama deli gibi yazmak istiyorum. Yazmam gerektiğini düşünüyorum.

Son günlerde neler düşünüp hissediyorum? Hımmm…

Yeni başlangıçların hevesi ve heyecanı…

Hayatta bana en çok keyif veren şeyi yapıyor olmanın mutluluğu…

Ellerimle şekillendirdiğim nesnelere ruhumu yansıtabiliyor olmanın coşkusu…

Ve bütün bunların günlük hayatıma ve çevremdeki diğer insanlarla olan ilişkilerime olan olumlu yansımalarını gördüğümde hissettiğim neşeyle karışık şaşkınlık…

Ama herşey bu kadar toz pembe değil ne yazık ki. Bir de şunlar var:

Yıllardır yaptığım, iyi kötü para kazandığım, neredeyse kişiliğimle bütünleşmiş olan mesleğime sırtımı dönmüş olmanın verdiği boşluk duygusu… Ayaklarımın altındaki zemin sanki kayıyormuş gibi bir his…

Korku…

Başarılı olamama korkusu… Kendimi can havliyle dışına attığım o döngüye tekrar dönmek zorunda kalma korkusu…

Önüme yığılan beklentiler… Benim kendimden beklentilerim ve çevremdeki diğer insanların benden beklentileri…

Tercihlerimi onaylamayan insanların tavırlarının ve bu insanlarla girmek zorunda kaldığım diyalogların bende yarattığı suçluluk duygusu…

Hayatımı tek başıma yaşamıyor olduğum ve her türlü tercihimin sevdiğim insanları öyle ya da böyle etkileyeceği düşünsesi…

Ve bütün bu duygulardan kurtulmanın tek yolunun, başladığım işten bir an önce somut sonuçlar almak ve “bakın işte, oluyor!” diyebilmek olduğunu düşünmem…

Beklentisiz olmak niye bu kadar zor?

Sadece yapmanın tatminini yaşamak, sevgiyle ekilen her tohumun er ya da geç yeşereceğine inanmak…

Çıplak ayaklarım toprağa basarken kollarımı güneşe doğru açıp gülümseyebilmek – öncesiz ve sonrasız olabilmek…

Kulağım dalgaların sesinde, gözlerim kumsalda gezinen martılardayken aklımı da orada tutabilmek…

Neredeyse bir buçuk yıldır yazıyorum. Yazmaya başladığım ilk gün ulaşmayı amaçladığım noktanın yakınına bile varamadım. Hatta tam tersi bir noktaya ulaştığımı söyleyebilirim. Burada olmaktan mutlu ama bir o kadar da tedirginim. İnsan kendine karşı samimi olduğunda karşılaştığı şeyler her zaman kolay kaldırılabilir şeyler olmayabiliyormuş. En kötüsü de gördüklerini beğenmediğinde geri dönüş şansının olmaması… Bu anlamda ne kadar tehlikeli bir işe kalkıştığımı yeni yeni anlıyorum. Ama dedim ya, geri dönüşü yok.

Ve bana öyle geliyor ki, esas macera aslında şimdi başlıyor.

About perilievren

sadece bir evren...
Bu yazı Düşünüyorum, Değişiyorum içinde yayınlandı ve , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Öncesiz ve Sonrasız Olmak için 4 cevap

  1. İnsanların senden beklentileri olduğu, bu bir gerçek mi? Diyelim ki öyle, bu gerçeği “kendi gerçeğin” haline getirmek senden başka kimsenin elinde değil. Dışarıda hep bir şeyler olacak, olumlu ya da olumsuz, boşver. Aynı şeyler kendi içinde de olacak, onları da boşver. Biz hep “hedefli” çalışmaya alıştık. Belki artık bu alışkanlığı bir kenara bırakma zamanı gelmiştir, ne dersin? Sadece yap. Başkalarının beklentisini görmenin sebebi senin kendinden beklentilerin. Bir süre üç-dört adım öncesini ya da sonrasını düşünmeden ne yapıyorsan ona odaklanmayı dene. “Şu anda yaptığım şeyin ilerilde beni mutlu etmesini istiyorum” yerine “Şu anda güze bir şey yapıyorum ve mutluyum” demeyi dene.
    Belki ileride sen sıkılacak ve bırakacaksın bu işi. Kendine bu şansı da ver, bu şefkati de göster. Ama şimdi yapıyorsun ve mutlusun, daha ne olsun🙂 Bu yola seni mutlu ettiği için girdin, geride bıraktığın işin sende yarattığı duyguları başka bir biçimde yeniden yüklenmek için değil. Öncesiyle kıyaslayıp sonrası için kaygılanmadan yaşamak tamamen senin elinde canım. Bunu yapmayı öğrenebilirsin. Zihnindeki dalgalanmayı fark ettiğin anda hangi andaysan, orada kalabilirsin. Yapabilirsin. bunu yaptığında dışarıdan gelen şeylerin “gerçekliği” de aynı kalmayacak.
    Kendine “olmak” için izin ver:)

    • perilievren dedi ki:

      “Bu yola seni mutlu ettiği için girdin, geride bıraktığın işin sende yarattığı duyguları başka bir biçimde yeniden yüklenmek için değil.” demişsin ya, işte bu… Çok haklısın.

  2. yeni1anlam dedi ki:

    Bazı insanlar sandığından, kendini konumladığı yerden ötededir, bunu da yaparak, yürümeye devam ederek görür ancak. Gerçek olmak ne güzel yolculuk. Bu yola da -mış gibi çıkılmaz. Yazdığın yürekle çıkılır. Yolun açık olsun!

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s