Gemi

DSCN3695

Bir uzay gemisindeyim. Birkaç kişi daha var ama kalabalık değiliz. Tanıdığım, yakın olduğum ya da bir yerden gözümün ısırdığı kişiler ama kim olduklarını hatırlamıyorum.

Birisi var… Uzun ve dalgalı açık kumral saçları var. Açık renk gözlü, ince yapılı… Ne eril ne de dişil olan güzel bir varlık…

Bu gemide mahsur kalmışız. Gemide bize çok uzun süre yetecek kadar yiyecek, içecek ve oksijen varmış. Geminin bir özelliği de yiyecek ve içecekleri kendisinin de yemesiymiş. Yani o da canlı bir nevi…

Bitince ne olacak diye düşünüyorum sürekli ve korkuyorum. Yiyecekler ve oksijen bitince bize ne olacak?

İçim sıkılıyor.

İçimdeki bir ses “Ama biz en azından nasıl bittiğini bilerek öleceğiz” diyor, “Dışarıdakiler bunu asla bilemeyecek”. İçimdeki bir başka ses diğerini bastırıyor: “Bilmek bizim ne işimize yarayacak? Şuursuzca ölsek daha iyi değil mi?”

O sırada bir de bakıyorum gemi denize inmiş ve ve biz gemiden kısa bir süreliğine çıkmışız… Oraya geri dönmemiz gerekiyormuş.

Su şahane… Belime kadar suyun içinde yürüyorum ve yanımda o güzel varlık var. Beraber yürüyoruz. Başımı hafifçe gemiden tarafa çevirip sonra tekrar yanımdaki varlığa dönüyorum.
Ona diyorum ki “şu anda kaçabiliriz, farkındasın di mi?”
O da bana diyor ki “hayır, kaçmayacağız…”

Uyanıyorum.

About perilievren

sadece bir evren...
Bu yazı Düşünüyorum, Değişiyorum içinde yayınlandı ve , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s